63. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Görüntü Yönetmenliği ve Yapay Zekâ Panelleri Gerçekleştirildi
Türkiye’nin köklü sinema buluşması olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında devam eden 63. edisyonunda sinema endüstrisinin teknik ve geleceğe yönelik en güncel tartışma konularını masaya yatırdı. Festival kapsamında düzenlenen sektörel oturumlarda bağımsız film prodüksiyonlarında kaynak yaratma yöntemleri ile yapay zekânın senaryo yazımına ve yaratıcı emek süreçlerine etkileri detaylı şekilde ele alındı.

63. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Görüntü Yönetmenliği ve Yapay Zekâ Panelleri Gerçekleştirildi
“Parasızlıktan Korkmayın”: “Eudaimonia” Filminin Arkasındaki Dayanışma
Festivalin dikkat çeken etkinliklerinden biri olan, görüntü yönetmeni Uğur İçbak ve yönetmen Gizem İbak’ın katıldığı “Yönetmen – Görüntü Yönetmeni İlişkisi ve Sinemada Yeni Teknolojiler” atölyesinde, birlikte çektikleri “Eudaimonia” kısa filminin üretim süreci paylaşıldı. Yüksek teknoloji ekipmanların ve görsel efekt stüdyolarının maliyet aşamalarını anlatan Gizem İbak, cesur bir ön hazırlık ve manuel çalışmalarla yola çıktıklarını belirtti. İbak, uluslararası post-prodüksiyon şirketlerinin kapısını çalarak ve projeyi detaylı bir şekilde anlatarak milyonlarca liralık materyalleri ve çekim desteklerini “parasız” bir şekilde projeye kazandırdıklarını ifade etti.
Uğur İçbak, kısa film projelerinde hiçbir zaman para talep etmediğini vurgulayarak genç sinemacılara bütçe yokluğundan korkmamaları tavsiyesinde bulundu. İbak, “Zaten olmaz cümlesiyle kendinizi sansürlemeyin… Bu iş 15 kere bırakılabilirdi ama nihayete erdi” diyerek sabırlı ve kararlı olmanın önemine dikkat çekti.

63. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Görüntü Yönetmenliği ve Yapay Zekâ Panelleri Gerçekleştirildi
“Yapay Zekâya Rağmen İnsan Kalabilmek”
Dr. Ebru Yarkın ve senarist Eylem Canpolat’ın konuşmacı olduğu “Geleceğin Senaryosu” başlıklı panelde ise yapay zekânın senaristlik mesleğine ve sanatsal üretime etkileri masaya yatırıldı. Oturumun açılışında konuşan Ebru Yarkın, asıl meselenin yapay zekânın neler üretebileceğinden ziyade teknoloji karşısında insan kalabilmek ve etik değerleri korumak olduğunu belirtti.
Televizyon dizileri için haftalık 120 sayfalık senaryolar üreten bir sektörde çalıştığını hatırlatan Eylem Canpolat ise yapay zekânın iş yükünü hafifletebilecek bir asistan olabileceğini, ancak yaratıcı sürece tamamen teslim olmamak gerektiğini vurguladı. ABD’deki senarist grevlerine ve telif tartışmalarına değinen Caner Canpolat, “Birileri işimizi elimizden alacak ama bu yapay zekâ değil, yapay zekâyı yönetenler olacak” diyerek eleştirel düşüncenin ve insan emeğinin sinemadaki vazgeçilmez yerini koruduğunu sözlerine ekledi.