Anasayfa İncelemelerAntalya Altın Portakal Günceleri #5

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Yazar: Büşra Gül Ovalı
Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Altın Portakalımızın son gününe geldik. Bu akşamki törende ödüller sahiplerini bulacak. Törene az bir vakit kala, bu son güncede festival haftası boyunca en çok beklenen ve bu gece ödül kaldıracağını düşündüğüm birkaç isim barındıran filmlerden bahsetmek istiyorum: Cinlerin Düğünü ve Bekle Bizi Brüksel.

Altın Portakal Günceleri #5: CİNLERİN DÜĞÜNÜ

Ferit Karahan’ın Okul Tıraşı’ndan sonra merakla beklenen yeni filmi Cinlerin Düğünü; Demet Özdemir, Kaan Yıldırım, Helin Kandemir ve İlhan Şen’den oluşan dikkat çekici bir kadroya sahip. Bir ailenin üç kuşak boyunca yaşadıklarına ve dönüşümüne odaklanan filmin detaylı analizini daha sonra yapacağım; şimdi öncelikle ilk izlenimlerimden ve festivaldeki atmosferinden bahsetmek istiyorum.

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Episodik bir yapıya sahip olan filmde belirgin bir karmaşıklık söz konusu. Bu karmaşıklık ne yazık ki derinlikli anlatımdan değil, anlatısal dağınıklıktan kaynaklanıyor. Kendi içinde bir yere bağlanmayan bölümler, ilerledikçe yavaş yavaş gücünü kaybediyor. Yönetmen Karahan’ın sinematografik yetkinliği ise bu dağınıklığın altında kendini tam anlamıyla gösteremiyor. İzlerken bazı yerlerde adeta Yüzyıllık Yalnızlık romanını okuyormuş gibi hissettim: İç içe geçmiş, kırılamamış ve katlanarak devam eden kuşaklar arası travmalar… Neyse ki üçüncü kuşak bu travma döngüsünü kırabiliyor diyebiliyoruz.

Filmin en büyük sorunu bence milimetrik hesaplanmış ve sürekli tekrarlayan metaforları. Bunun yanında seyircide sürekli bir gerilim beklentisi yaratıyor; “Bir konuşsunlar, bir yüzleşsinler artık” istiyorsunuz ki sinopsisinde de bu yüzleşmeden bahsediliyor. Fakat o beklenen yüzleşme bir türlü gerçekleşmiyor. İkinci bölümü oluşturan düğün sahnesi ise inandırıcılığını zedeliyor. Ceren karakterinin düğünden sonra eve gelince giydiği gecelik ve o gecelikle dışarı çıkışı hangi Anadolu köyünde mümkün olabilir? İç içe yaşanılan, bu kadar kalabalık bir ortamda buna pek ihtimal vermiyorum. Bunu metropolde yaşayan biri olarak değil, köyle bağı olan birisi olarak söylüyorum.

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Demet Özdemir’in hayat verdiği Ceren; annesi öldükten sonra anne rolünü üstlenen, evleneceği adamı bile kendi isteğiyle değil “birini seçmem gerekiyordu” diyerek seçen bir karakter. Aileden geçen travmaların dışa vurumu Ceren’de toprak yeme davranışı üzerinden ortaya çıkıyor. Demet Özdemir’in ekran süresi beklentinin çok altında kaldı; bu yüzden performansı hakkında uzun uzadıya konuşmak istemiyorum. Oyunculuğu hakkında bazen olumlu düşünürken bazen tam olarak ne hissettiğime karar veremiyorum. En azından karakterin ikinci bölümdeki kıyafet tercihlerinde ciddi bir göze batma olduğunu söyleyebilirim. İlhan Şen’in canlandırdığı Deniz karakterine gelirsek, açıkçası çok büyük bir beklentim olmadığı ve ekran süresi yine kısıtlı kaldığı için yorumsuz geçiyorum. Ancak birkaç mimik ve inandırıcılığı düşük bir oyunculuk, anlatının güç kaybının nedenlerinden biri gibi duruyor.

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Beni bu noktada en çok şaşırtan kesinlikle Kaan Yıldırım oldu. Kendisini dizi oyunculuğu çizgisinden çok daha yukarıya taşımış. Filmi izlenebilir kılan, karakterinin iç çatışmasını seyirciye aktarabilen tek oyuncu olmuş. Umarım bu gece en iyi erkek oyuncu ödülünü kaldırır, çünkü bu performansı fazlasıyla hak ediyor.

Cinlerin Düğünü, Karahan’ın kesinlikle en simgesel filmi. Fakat kendisinin bu kadar semboller içinde boğulmadan da derdini anlatabilen bir yönetmen olduğunu düşünürdüm. Filmin çıkışında herkesin şaşkınlıkla birbirine baktığı, etkinlik çadırına doğru “Bir de yönetmenden dinleyelim bakalım ne anlatmak istemiş” diye konuşan seyirciler ve bir sonraki filme hali kalmayan sinemaseverler gördü bu gözler. Bölümler boyunca yaratılan beklentinin karşılanamaması ve yapılan zayıf final, 132 dakikalık bir yorgunlukla baş başa bırakıyor bizi.

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Altın Portakal Günceleri #5: BEKLE BİZİ BRÜKSEL

Festivalin son günü gösterime giren Bekle Bizi Brüksel, Türkiye’deki sıradan bir günümüzün absürt bir ele alınışı adeta. Ağır dramların ardından hafif bir nefes alanı oluşturan bu kara komedi keşke festivalin ortalarında gösterilseydi; zira ulusal yarışmada dram izlemekten içimiz şişmişti. Yönetmen Necmi Sancak’ın ikinci uzun metrajı olan film, yer yer kahkaha attıran yer yer de fenalıklar geçirten bir yapıya sahip. Bazı sahneler biraz daha kısa tutulsaydı, anlatı temposunu hiç kaybetmeden tamamlanabilirdi.

Caner Cindoruk’un “deli” rollerinin hakkını fazlasıyla veren bir oyuncu olduğuna bir kez daha emin oldum. Kurtuluş’tan bu yana kendisini bu tarz rollerde izlemek inanılmaz keyifli. Filmin en seyredilesi sahneleri de zaten ona ait. Uçak kaçıran iki deliyi keşke daha uzun süre izleseydik.

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Konusundan kısaca bahsetmek gerekirse; Türkiye’nin yine bir seçim gününde, bir tarafta Ankara-İstanbul uçağına el koyup Brüksel’e gitmeye çalışan iki delimiz var, diğer tarafta ise seçim günü tartışılan bir canlı yayın stüdyosu ve mahalle kahvesinde kendi dertlerini çözmeye çalışan mahalleliler… Stüdyo sahneleri başlangıçta iyi gitse de sonradan uzayıp baş ağrıtan bir noktaya evriliyor. Sağcı ve solcu gazetecilerin o malum tartışmaları ve ikiyüzlülükleri… Keşke temponun dozu daha iyi ayarlanabilseydi, çünkü başlangıçta oldukça keyifliydi.

Kahve sahnesi ise başlı başına ayrı bir problem. Trans bireyler ile mahalleliler arasındaki gerilimi ele almaya çalışan bu sahne oldukça yavan hissettiriyor. Oyunculuk yetersizliğinden mi yoksa senaryonun yüzeysel yazılmasından mı kaynaklı bilemiyorum ama Menderes Samancılar’ın bile sahneyi kurtaramadığını belirtmeliyim.

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Antalya Altın Portakal Günceleri #5

Genel hissiyatına bakarsak; Türkiye’de yaşarken kanıksadığımız o kaosun birkaç beden absürtleştirilmiş ve abartılmış hali karşımızdaki. Kaosun gövdeyi götürdüğü bu yapımda bir Türkiye panoraması izliyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, kötünün kötüsü ile kötünün iyisi arasında gidip gelen ulusal yarışma seçkisinde, yine de eli yüzü düzgün hissettiren bir iş olmuş.

Altın Portakal Günceleri #5

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...