Anasayfa İncelemelerDizi İncelemeleriTed Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Yazar: Baran Cem Yiğit
Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

3. sezonun ardından ekranlara veda eden ancak 4. sezonunda yeni yan karakterleri ve yeni maceralarıyla geri dönen Ted Lasso, 7 Ekim’de yayınlanan finalle on bölümlük 4. sezonunu tamamladı. İlk iki bölüm üzerine yazılan ön inceleme, kalan bölümler soyunma odası değişimiyle yetinmezse dizinin nostaljiden sıyrılıp kendi mirasının üzerine bir şey koyacağını söylüyordu. Dizi yetinmedi. Tanıdık yüzlere ve birinci sezonun nostaljisine yapılan dönüşler işlevini görüyor, ama yükü taşıyan onlar değil. Zaman zaman kendini kurtarmak için eskilere başvurduğu hissini verse de dördüncü sezon kendi ayakları üzerinde duruyor.

Üçüncü sezon güçlü bir finalle, dizinin tamamlandığı hissini veren bir vedayla kapanmıştı. Dördüncü sezon bu vedayı boşa düşürmüyor: Gereksiz bir uzatma değil, kendini tekrar etmiyor, öğüt de vermiyor. Yer yer bu izlenimleri verdiği doğru; klişeler olay örgüsünde ve ilişkilerde kendini hissettiriyor. Ama sezonun söyleyecek yeni şeyleri var. Hâlâ tamamlanması gereken yerleri de var.

Bölümler sezon boyunca bir saati geçmiyor; bu da üçüncü sezona göre iyi bir toparlanma. Eski kadrodan Roy ve Beard hikâyenin merkezinde kalmaya devam ediyor. Ara sıra uğrayan konuklar olarak daha iyi çalışabilirlerdi; dizinin yazar ve yapımcılarından da olan Brett Goldstein’ın kamera arkasındaki ağırlığı bu tercihi açıklıyor olabilir.

Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Uyarı: Buradan sonrası sezon finali dâhil tüm sezona dair spoiler içeriyor.

Ted, Alice ve Yeni Dünya

Henry artık Londra’da yaşıyor. Ted bu sezon pek değişmiyor; değişen, karşısındaki zorluklar. Ted de bu yeni zorluklarla baş edebildiğini gösteriyor.

Alice başta birinci sezonun Roy’unu andırıyor: Ted ve Beard’ın gölgesinde kalmaya içerleyen, kırgın biri. Ama kısa sürede mizahı, tuhaflıkları ve ciddiye alınma hırsıyla bu kalıbı aşıyor ve Ted ve Beard ile bir üçlü oluşturuyor. Alice ile Ted’in soyunma odası arkasındaki sahneleri canlı.

Ted ve Beard’ın kadın soyunma odasına istedikleri zaman girememesi sezon boyunca tekrar eden bir şaka. Ama boşuna değil: Takımı Ted’in dünyasından ayrı, kendi kuralları olan bir dünya gibi hissettiriyor.

Leydi Tazılar

Yatırımcılar kadın takımına ilgisiz. Rebecca bu yüzden mali baskı altında, ama Keeley’nin vizyonuna güveniyor. Sezonun kapalı gişe bir maçla bitmesi ilk yazıdaki “orta kat” kaygısını haklı çıkarmıyor, çünkü dizi tribünleri doldurabilen bir takımın bile yatırımcı bulmakta zorlandığını göstererek tavanın değil orta katın hikâyesini anlatıyor.

Forma sorununun kız çocukları sayesinde çözülmesi tatlı bir detay. Takımın sportif yolculuğu ise inişli çıkışlı; ilk Chelsea maçı ve sezonun son maçı bu yolculuğun kritik durakları.

Takımın içi de hareketli. Üçüncü ve dördüncü bölümde ana forvetler sakatlık ve hamilelik yüzünden sezonu kapatıyor ve Gemma forvete çekiliyor. Gemma’nın Alice ile husumetli geçmişi takımda sürtüşme yaratıyor, takım içindeki bölünmeler de Ted’i sinirlendirip kural koymaya itiyor.

Kliklerin ele alındığı bölüm sezonun zayıf yerlerinden. Sorun ekranda çok geç gösteriliyor; o noktaya kadar eski karakterler seyirciye durumu sadece anlatıyor. Kadın takımının kendi içindeki sorunların Crown & Anchor’daki pub bilgi yarışması gecesinde, erkeklerle girişilen bir kapışmayla çözülmesi ise fazlasıyla yapmacık. Burası, sezonun klişeye yaslandığı yerlerin tipik bir örneği.

Trent Crimm’in podcast’i güzel bir meta anlatı. Dr. Sharon Fieldstone da kısa bir dönüş yapıyor.

Yeni karakterler sezon boyunca canlı ve diziye taze bir enerji getiriyor. Boots dengesiz görünen, sahada çıplak elle, soyunma odasında ise tamamen çıplak dolaşan bir kaleci. “Kaleciler delidir” repliği onu iyi özetliyor, pub gecesi ise arkasında zengin bir geçmiş olduğunu ima ediyor. Ted ile tuhaf birebir konuşmaları, yeni kadronun akılda kalan anları arasında. Lizzie ise seçmelere oğluyla geliyor ve sezonun sıcak hikâyelerinden birini taşıyor: oyunculuk ile annelik arasındaki denge, hamilelik, yetersiz fon ve erkek sporculara kıyasla medya ilgisindeki fark.

İlk yazının işaret ettiği didaktiklik tehlikesi de sezon boyunca —genellikle— gerçekleşmiyor. Dizi kadın futboluna yukarıdan bakmıyor, eşitsizliği bir kamu spotu gibi seyirciye heceletmiyor. Lizzie’nin, Boots’un ya da Gemma’nın dertleri bir derse değil, bir dramaya dönüşüyor. Seyirci bu karakterleri bir davanın temsilcileri olarak değil, kendi dertleri olan insanlar olarak izliyor.

Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Rebecca’nın Sezonu

Sezonun yıldızı Rebecca ve Hannah Waddingham güçlü bir iş çıkarıyor. Bunu tek başına yüklenmek zorunda da kalmıyor; Rebecca’nın iş ile özel hayat arasında kurulan ekseni sağlam. İkinci bölümde açılan feminizm sorgulaması, kadın takımına ne kadar yatırım yapacağı kararıyla derinleşiyor.

Hollandalı pilot Matthijs ile yürüttüğü uzak mesafeli ilişki iyi işlenmiş. Beşinci bölümde ilişkinin beklenmedik bir sınavdan geçtiği bölüm, Waddingham’ın sezondaki öne çıkan performanslarından.

Rebecca’nın bütçeyle ilgili bir bilgiyi Keeley’den gereğinden uzun saklaması hikâyeyi biraz uzatıyor. Ama yazarlar bunu yapay bir çatışmaya dönüştürmekten kaçınmış. Sarhoş Rebecca anları ise sezonun keyifli artılarından.

Tracey Ullman’ın canlandırdığı Zelda Southport ilk başta Rebecca’nın akıl hocası olarak beliriyor. Dördüncü bölümde ise ortama kaos getiren bir unsura dönüşüyor ve özellikle Rebecca ile Keeley’nin dostluğunda sürtüşme yaratıyor.

…ve Birkaç Tanıdık Yüz Daha

Roy ile Keeley’nin bir dargın bir barışık ilişkisi yine masada; sebep yine Roy’un kendini sabote etmesi. Ayrılık-barışma döngüsü kimi zaman yorucu, ama gerekli. Aynı karakterler geri döndüyse ilişkileri de değişerek devam ediyor ve döngü her seferinde üstüne yeni bir şey ekliyor. Dördüncü bölümde Roy’un bir de flört hikâyesi var. Beard’ın Jane Payne ile ilişkisi de benzer şekilde ilerliyor: İlişki sezon boyunca yeniden gündeme geliyor, ama olduğu yerde saymıyor.

Nate ilk dört bölümde hiç anılmıyor, beşinci bölümde dolaylı olarak geçiyor. Ted için olası yeni bir aşk ilgisi de beliriyor; romantik hikâyeler diziyi ele geçirmediği sürece iyi bir fikir. Eski futbolcu Jill Scott’ın konuk oyunculuğu ise oldukça yapay. Sezon genel olarak neşeli ve mizah tutuyor.

Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Ted Lasso 4. Sezon Final

Final, Mae’nin cenazesiyle açılıyor. Mae’nin ölümü finalin değişim temasını taşıyor ve duygusal karşılığını da veriyor. Henry dedesinin nasıl öldüğünü soruyor. Ted önce merdivenden düştüğünü söyleyerek yalan söylüyor, gerçeği ise ekran dışında itiraf ediyor. Ted’in bunu bir baba olarak nasıl anlattığını görmemek kaçırılmış bir fırsat. Henry’nin Mae hakkında konuşurken verdiği tepki ise finalin güçlü anlarından.

Henry sezon boyunca hakkını alamıyor. Birinci bölüm onun için kendi yayı olan bir hikâye vaat etmişti, final bunu vermiyor; Richmond’da mutlu olup olmadığı sorusu da açılıp öylece bırakılıyor. Ted ile Michelle ise iyi bir yerde. Sorunu çözmek için yeniden bir araya getirilmemeleri doğru bir karar.

Mae’nin hissesi Rebecca’ya kalıyor ve Zelda’ya karşı verilen mücadelede belirleyici oluyor. Hissedar toplantısında Rebecca ve Higgins, Zelda’yı kazandığına inandırmak için bir tiyatro sahneliyor; asıl hamle Hugo Riddles’ı ortaya çıkarmak. Rebecca’nın Zelda’yı sonunda affetmesi, sahneyi birinci sezondaki affetme anına bağlıyor. Ama Rebecca’nın Zelda’nın oyununu nasıl çözdüğü anlaşılmıyor.

Zelda sezonun zayıf halkası: karikatür bir kötü. Planını yüksek sesle anlatması, sezonun klişeye yaslandığı bir başka yer; bu yüzden sürpriz yaşanmıyor. Plan kendi içinde de zayıf. Zelda, Rebecca’nın hisselerini primle satın alabilir ya da başka kulüplere açıkça ortak olabilirdi. Planın kadın takımıyla hiçbir ilgisi yok. Erkek futbolunda sesini duyurmak istemesi de dizi artık erkek takımına pek ilgi göstermediği için yerine oturmuyor. Zelda’nın hikâyesi biraz uzatılmış; ona ayrılan sürenin bir kısmı yeni karakterlere verilebilirdi.

Rebecca, Matthijs’e ofiste evlenme teklif ediyor. Roy ise Chelsea’den gelen teklifi kabul ediyor. Rebecca önce bu kararı kötü karşılıyor, Roy’a bağırıyor, sonra ona sıkıca sarılıyor. Birbirlerini taklit ettikleri son sahne çok güçlü; Ted odaya girmeden ne olduğunu anlıyor.

Keeley için final iki yüzlü. Hamileliği onu geri plana itiyor; sabah bulantısı yüzünden hissedar toplantısına bile katılamıyor ve bu, karakter için bir gerileme. Öte yandan Leydi Tazılar’ın kapalı gişe son maçını soyunma odasından dinlediği sahnede Juno Temple ağlatıyor. Keeley çığlık atınca Roy’un onunla birlikte dışarı çıkması unutulmaz bir an.

Sezonun kritik son maçı, hissedar toplantısı yüzünden yarıda kesiliyor ve neredeyse hiç gösterilmiyor; kimin kazandığı bile anlaşılmıyor. Kadın oyuncular finalde harcanmıyor, ama biraz geride kalıyor. Yine de güçlü anları var. Niamh ile Siobhan’ın “The Parting Glass”ı söylemesi güzel. Lizzie’nin güvenilmez eski kocasıyla yaşadığı çatışma, kadın sporcuların karşılaştığı zorlukları iyi aktarıyor. Margy’nin kılcal kırığından ise yalnızca geçerken bahsediliyor.

Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Elmas Köpekler toplanıyor ve dizinin özlenen geleneği geri dönüyor. Nate’in konuşması akılda kalan sahnelerden. Asıl öne çıkan ise Alice’in Roy’a tavsiyesi: Kendini yetersiz hissettiğinde çekip gitmemesini söylüyor ve bu tavsiye sezonun “gitmek ve kalmak” temasına bağlanıyor.

Finalin mizahı da yerinde. Alice’in Elmas Köpekler’de “kedi insanı” olmak istemesi, sezon boyunca Ted’in sandalyesiyle oynayanın Alice olduğunun ortaya çıkması ve Keeley’nin “Thanos” cevabı bunların başında. Roy’un The Exorcist‘i Keeley’ye anlatması, Elaine Pinter’ın “Pinter duraklaması” göndermesi ve pub’ın “üç ahmağa” kalması da güldürüyor.

Ted kendi isteğiyle yardımcılığa iniyor ve Alice teknik direktör oluyor. Sezon başındaki market yaka kartının ima ettiği yere böylece varılıyor. İkinci bölümde Alice’in sorusuyla açılan “neden kadın bir teknik direktör yok” meselesi de cevabını burada buluyor: Ted geri çekiliyor, bir kadının önünü açıyor. Bu değişim hem sezonu hem de feminizm temasını tamamlıyor; Alice’in yayı sezonun en tamamlanmış yayı.

Kapanışta Mae’yi canlandıran Annette Badland, Mary Oliver’ın “When Death Comes” şiirini okuyor. Papatya tarlası da bireyselliğini kaybetmeden birlikte büyüyen bir topluluğun imgesi olarak ekranda kalıyor.

Ted Lasso 4. Sezon Sonuç

Dördüncü sezonun klişe, tekrar ya da öğüt izlenimi verdiği anlar, çoğunlukla göstermesi gereken yerde anlatmayı seçtiği anlar. Kritik kırılmalar ekran dışında kalıyor, karakterlerin yaşadıkları ise diyalogla aktarılıyor. Bu da sezonu olduğundan daha dağınık ve daha tanıdık gösteriyor.

Final de bu yüzden her şeyi kapatmıyor. Ted’in Alice’e verdiği kutuda ne olduğu, son maçın kazanılıp kazanılmadığı ve takımın üst lige çıkıp çıkmadığı belirsiz kalıyor. Alice ile Gemma’nın birlikte olup olmayacağı ve Ted’in bir gün erkek takımına dönüp dönmeyeceği de cevapsız.

Kusursuz bir sezon değil, ama gereksiz de değil. Karakterlerin çoğu “mutlu sayılır” bir sonla uğurlanıyor. Ted Lasso için bu sezon uzatma dakikaları değil; ama Leydi Tazılar’ın maçı da henüz bitmedi.

Ted Lasso 4. Sezon: Leydi Tazılar’ın İlk Sınavı

Bunlar da ilginizi çekebilir

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...