The Final Problem: Sherlock’un İzinde
Eylül ayında Netflix’te yayınlanan The Final Problem, Sherlock Holmes’u da yanına alarak Mallorca’da geçen bir cinayet hikâyesi anlatıyor. Ancak burada karşımızdaki gerçek Holmes değil; Sherlock Holmes’u canlandıran bir aktör. Kaldıkları otelde yaşanan peş peşe cinayetleri Holmes gibi düşünerek çözmeye çalışıyor, bizlere de uyarlama olmadan bir Sherlock izleme fırsatı sunuyor.
Arturo Pérez-Reverte’nin 2023 yılında yayımlanan El Problema Final kitabının uyarlaması olan dizinin senaryo ekibinde Alberto Macías, Carlos Molinero ve Marisol Farré isimleri yer alırken yönetmen koltuğunda ise Félix Viscarret oturuyor.
Dizinin başrolünde Basil karakteri ve Sherlock Holmes aktörlüğüyle José Coronado yer alırken María Valverde (Adela) ve Martiño Rivas (Foxá) da canlandırdıkları karakterler dolayısıyla gizemi ve heyecanı artıran önemli isimler olarak karşımıza çıkıyor.
Oyuncu kadrosu ve Sherlock Holmes fikrinin alışılmışın dışında kullanımıyla The Final Problem bizlere farklı bir bakış sunuyor. Sherlock Holmes’un olayları çözme aşamasına renkli bir yerden tanık olmak isteyenleri şöyle alalım:

The Final Problem: Sherlock’un İzinde
The Final Problem Konusu
Dizi, bir gemi seyahati sırasında fırtına dolayısıyla geceyi Mallorca’da bir otelde geçirmek zorunda kalan 13 kişinin etrafında şekilleniyor. Ertesi sabah uyandıklarında aralarından birinin öldüğünü fark ettiklerinde bu ölümün intihar mı yoksa cinayet mi olduğu sorusu kafaları karıştırıyor. Bu otelde mahsur kalanlar arasında yıllar önce Sherlock Holmes’u canlandırmış bir aktör olan ‘Basil’ ve polisiye yazarı ‘Foxá’ varken bu ölümün peşine kimin düşeceği de pek sürpriz olmuyor.
Özellikle Basil’in kariyerinden dolayı tanınırlığı sayesinde herkesin bu bilinmezliğin çözümünü ondan beklemesi de bence hikâyenin içinde ayrı bir tartışma konusu açıyor. Dedektifi canlandırmış bir aktörden dedektiflik yapmasını bekleyebilir miyiz? Konu belki daha ciddi olsa bu fikir saçma gelebilirdi ama dedektiflik yöntemlerine hâkim olan ve rolünden dolayı dedektif gibi düşünebilme yeteneğini kazanmış bir aktörün bu gizem içinde ne kadar başarılı olacağını hep birlikte göreceğiz.

The Final Problem: Sherlock’un İzinde
Tek Mekân
13 kişi bir otelde kalıyor ve gece bir cinayet yaşanıyor. Aslında baktığınızda katil de ipuçları da göz önünde. Peki ya kim?
Tek mekân polisiye ve gizemlerinin en sevdiğim yanı da bu; izleyiciye katili oradakilerle aynı anda bulabilme imkânı veriyor. Yaşanan olaydan dolayı kaldıkları otelden ayrılmadıkları ve yeni gelen biri de olmadığı için seçenekler daralıyor ve şüphe artıyor. Bu sayede oradakilerin tepkilerini daha detaylı gözlemlemeye başlıyoruz. Bu durum izleyici açısından avantaj gibi görünebilir, peki ya aynı şey oradaki karakterler için de geçerli diyebilir miyiz? Dizinin sadece bir otelde geçiyor oluşu onlar için bir noktadan sonra yanılsamaya veya manipülasyona sebep olabilir mi? İpuçları olay yerinde toplanıyor olsa da gerçeği açığa çıkarmak için araya biraz mesafe koymak gerekebilir.

The Final Problem: Sherlock’un İzinde
Akış
The Final Problem 4 bölümden oluşuyor ve ilk 3 bölümün her birinde birbiriyle bağlantılı yeni bir cinayetle karşılaşıyoruz. Böyle bakıldığında heyecanın diri kaldığını düşünebiliriz ancak olayların yavaş işlenişi bu heyecanı biraz düşürüyor. Aslında bunun bir diğer sebebi de tüm sırların son bölümde açıklanması. Ne yazık ki bu anlamda son bölümün yoğunluğuyla önceki bölümlerin hafifliği iyi bir denge kuramıyor.
The Final Problem’ın Sonu Hakkında
Gizem severler çok iyi biliyorlar ki bu türün en can alıcı kısmı her şeyin ortaya çıktığı andır. Diziyi arkadaşlarınıza tavsiye edeceğinizde en önemli etmen sonunun sizi ne kadar etkilediğidir. The Final Problem bu anlamda benim için geçer not alsa da olayın çözümü çok hızlı işleniyor. Kişiler arasındaki geçmiş bağlar ve gerçek kimlikler açığa çıktığında dizi bitmiş oluyor. Bu gerçeklerin en azından birazının dizinin ara bölümlerinde kullanılmasını isterdim. Bu sayede dizi daha dinamik bir yapı kazanabilirdi. Özellikle 3. bölümle birlikte tüm sırrın çözüldüğünü sanırken asıl gerçeğin bir bölümde hızlı bir şekilde ortaya çıkması benim bu konudaki en büyük sitemim.

The Final Problem: Sherlock’un İzinde
Kostüm ve Ortam
1959 yılında geçen dizi için hazırlanan kostümleri, oyuncuların o dönemin ruhunu yaşatma biçimlerini çok sevdim. Özellikle María Valverde’nin canlandırdığı Adela karakterinin giydiği elbiseler, onları taşıma şekli ve tavrı dizinin görsel anlamda akılda kalan önemli detaylarından biri oluyor. Aynı zamanda Mallorca kıyılarının güzelliği, manzaranın hissettirdikleriyse diziye nefes aldıran küçük ama değerli anlar olarak kendine yer buluyor.
Son Söz
Agatha Christie ve Sherlock Holmes gibi sürükleyici polisiyeleri sevenler için basit ama izlemesi keyifli bir yapım olmuş The Final Problem. İpuçlarını takip ederek Sherlock’çuluk oynamayı sevenlere öneririm. Siz de polisiyenin puslu havasından biraz uzaklaşıp renkli karakterlerle kurulmuş bir dedektif hikâyesine dâhil olmak isterseniz, iyi seyirler.