15. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali: Sinemanın Adalet Terazisi Yeniden Kuruluyor
Her yıl “Herkes İçin Adalet” ilkesiyle sinemaseverleri beyazperde karşısında hem düşündüren hem de büyüleyen Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, 15. kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. 27 Kasım – 2 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek festivalin merakla beklenen programını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Adaletin sadece mahkeme salonlarında değil, hayatın her alanında ve elbette sinemanın kalbinde arandığını hatırlatan festival, bu yıl da dopdolu bir seçkiyle geliyor. Başkanlığını Prof. Dr. Adem Sözüer’in, direktörlüğünü Prof. Dr. Bengi Semerci’nin üstlendiği organizasyonda, dünyanın dört bir yanından gelen toplam 40 film izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Kısa Film Seçkisi: Sîtav (yön. Dilan Toftik)
Festivalin kalbi yine yarışma bölümlerinde atacak. Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması’nda bu yıl 10 iddialı yapım jüri karşısına çıkıyor. Jüri başkanlığını Çin bağımsız sinemasının usta ismi Wang Xiaoshuai üstlenirken; ona görüntü yönetmeni Yorgos Arvanitis, sanatçı Kezban Arca Batıbeki, başarılı oyuncu Ece Dizdar ve yönetmen Rashid Masharawi eşlik edecek. Kısa film tutkunlarının (ve benim de şahsen) yakın markajında olacak Kısa Metraj Film Yarışması’nda ise jüri koltuğunda Ezgi Çelik, Eva Peydro ve Umut Subaşı oturuyor.

The Wave (yön. Sebastián Lelio)
Yarışma filmleri arasında şimdiden favori gösterilen ve biletleri ilk tükenecekler listesine giren yapımlar var. Özellikle A Fantastic Woman ile Oscar kazanan Şilili yönetmen Sebastián Lelio’nun yeni filmi The Wave, festivalin en cesur işlerinden biri olarak göze çarpıyor. Lelio, Las Tesis protestolarından ilham aldığı bu filmde, üniversite kampüsündeki cinsel saldırılara başkaldıran kadınların hikayesini feminist bir müzikal formunda anlatıyor. Hem aktivist ruhu hem de müzikal estetiğiyle izleyiciyi sarsacak bir deneyim olacağı kesin.
Bir diğer dikkat çeken yapım ise Gözde Kural imzalı Cinema Jazireh. Dünya prömiyerini Karlovy Vary’de yapan film, kamerasını Taliban yönetimindeki Afganistan’a çeviriyor. Ümit adını verdiği oğlunu arayan Leyla’nın hikayesi, coğrafyanın sert gerçekliğini Şekspiryen bir trajediyle harmanlıyor. Ayrıca Brezilyalı yönetmen Anna Muylaert’in, mizojini ve sınıf ayrımını mercek altına aldığı The Best Mother in the World ve sömürge savaşı gazisi ile Angolalı bir hastabakıcının yüzleşmesini konu alan Anıların Kokusu, adalet kavramını bireysel vicdan üzerinden sorgulayan güçlü yapımlar arasında.
Bu Yılın En Anlamlı Bölümü: “Filistin ile Dayanışma”

Sıfır Noktasından +: Gazze’nin Bitmemiş Öyküleri
Suç ve Ceza Film Festivali, sadece estetik kaygılarla değil, vicdani bir duruşla da öne çıkıyor. Bu yıl programın en güçlü bölümlerinden biri, Rashid Masharawi’nin inisiyatifiyle hazırlanan Sıfır Noktasından +: Gazze’nin Bitmemiş Öyküleri. Savaşın ortasında bile üretmeye, direnmeye ve hikayelerini anlatmaya devam eden Gazzeli sinemacıların sesine kulak vermek, bu yıl festivalin en önemli misyonlarından biri.
Ayrıca Yeryüzü Hepimizin bölümünde çevre felaketlerine dikkat çeken yapımlar ve Zamanın İzleri bölümünde toplumsal hafızayı tazeleyen belgeseller de programda yerini alıyor. Özellikle Zaman Damgası belgeseli, Ukrayna’da savaş gölgesinde eğitime devam etmeye çalışan çocukların hikayesiyle festivalin direniş temasını perçinliyor.
Festivali diğerlerinden ayıran en özgün yanlarından biri şüphesiz akademik derinliği. Sinema sanatını hukuk disipliniyle harmanlayan festival, bu yıl akademik programın odağına Yaşam Hakkı temasını alıyor. VisionIST kapsamında düzenlenecek bu ufuk açıcı paneller, filmlerin açtığı tartışma alanlarını beyazperdeden akademi koridorlarına taşıyarak izleyiciye sadece seyirci kalmayacağı aktif bir düşünce alanı vadediyor.
Rotamız Beyoğlu ve Kadıköy!

İlahi Komedya (yön. Ali Asgari)
Festival heyecanı, 26 Kasım akşamı Beyoğlu Sineması’nda yapılacak açılış töreniyle start alacak. Bu özel gecede Sinema Onur Ödülleri, usta oyuncumuz Rüçhan Çalışkur ve Çin sinemasının önemli ismi Wang Xiaoshuai’ye takdim edilecek. Gecenin sürprizi ise açılış filmi olan Ali Asgari imzalı İlahi Komedya. Sansürle mücadele eden bir yönetmenin kara mizah yüklü hikayesini anlatan film, festivalin ruhuna yaraşır bir başlangıç vadediyor.
Gösterimler ise sinemanın kalbi Beyoğlu ve Kadıköy’de; İBB Beyoğlu Sineması, Caddebostan Kültür Merkezi (CKM) ve Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
Festival ekibi, ekonomik koşulları da göz ardı etmeyerek “Herkes için festival” demiş. Bilet fiyatları öğrenciler için 40 TL, tam gündüz seansları 80 TL, akşam ve hafta sonu ise 120 TL olarak belirlendi. Biletler Biletinial üzerinden satışta.
İyi filmler, derin tartışmalar ve bolca sinema dolu bir hafta bizi bekliyor. Şimdiden iyi seyirler!