Anasayfa İncelemelerDizi İncelemeleriPrens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Prens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Yazar: İpek Turgay Tan
Prens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Prens’in 3. Sezon finalinin ardından kalbimiz Bongomya’da kaldı. Oldukça duygusal ve dramatik bir final sahnesiyle kapanışı yapan Prens, yine heyecanlı ve zirvede bir finalle izleyicileri merakta bıraktı. Dizinin ilk iki bölümünden sonra sezonu genel olarak değerlendirmek için finali bekledim.

Öncelikle bu sezon genel olarak mizahi öğeler bir tarafa dursun, aile, ebeveynlik, geçmiş travmalar, çocuk, aşk gibi duyguları tema edinmiş bir sezondu. Karakterlerin iyice oturduğu, ilişkilerin ve çatışmaların kuvvetlendiği ve hikayenin kısırlaşmadığı bir sezon izledik. Her ne kadar olay örgüsünde kopukluklar olduğunu düşünsem de kendini izleten ve ince düşünülmüş bir senaryo yazılmış.

Prens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Prens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Prens, Thenio, Hasharia, Kalesh hatta Köle’nin bile kendine ait hikayelerinin açıldığı, karakterlerin iki boyuttan üç boyutluluğa geçtiğini hissettiğim sahneler sıkça vardı.

Köle’nin de dediği gibi: “Her şey aşk için”miydi?

Özellikle Prens’in bir tipleme değil karakter olduğunu geçmiş hikayesiyle daha net bir şekilde izledik. Venedik Kraliçesi olarak ‘anne’yle tanışmamız, hem ailenin geçmişine ve bugününe dair bize daha fazla bilgi verirken, Prens’in dönüşümüne motivasyon sağladı. Venedik Kraliçesi’ni oynayan Binnur Kaya’yı izlemek oldukça heyecanlandırdı fakat annenin Bongomya’yı terk ediş sebebi haliyle çocuklarını geride bırakma motivasyonu pek sağlam nedenlere bağlanmadı bana göre. Kötünün çok kötü, iyinin çok iyi olduğu karakterler yani kusursuza yakın karakterler pek gerçekçi gelmiyor. Sanıyorum bu yüzden Prens karakter olarak çok oyuncaklı bir yapıda olmasından kaynaklı seviliyor.

Prens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Prens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Bu sezon ön plana çıkan olaylardan biri de elbette Bongomya evrenine hepimize çok tanıdık olan Osmanlı İmparatorluğu’nun gelmesi oldu. Hem Fatih Sultan Mehmet’i oynayan Burak Dadak, hem de Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihsel gerçekliği izleme zevki yüksek birkaç bölüm sundu bizlere. Şahsen Burak Dadak’ı Fatih Sultan Mehmet olarak çok beğendim ve ikna edici buldum. Prens’in prenslik yapamadığı ve hafiften tırstığı anlar biraz Osmanlı’ya saygı duruşu şeklinde gibiydi. Ve türünün de tarihi komediye döndüğü anlardı.

Yazının bu kısmı spoiler içerebilir!

Thenio’nun yaşadığı çatışmalar oldukça güçlüydü. Yaşadığı ihanetleri unutamaması, Bongomya ve ailesine karşı inancını yitirmesi, Anarkhia’yı aklından çıkaramaması, Venedik prensesiyle evlenmesi gibi olaylar Thenio’yu kilit karakter haline getirdi. Anarkhia ölmüş gösterilmesine rağmen hislerim beni yanıltmadı ve elbette 7. Bölüm sonunda adeta  ölümden dönerek (ya da nefesle uyanarak) diziye geri döndü. Bu dönüş bir sonraki sezona kalmış olacak ki 8. Bölümde onu bir daha göremedik.

Prens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Prens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Aslında genel olarak bir sonraki sezonun tohumlamalarının yapıldığı, dönecek karakterin, hikayesi derinleşecek karakterlerin ipuçlarının verildiği bir sezondu. Ara ara sıkıldığımı itiraf etmeliyim ama finalde hem duygu olarak hem de olası olay örgülerinin meraklandırıcı unsurları açısından tatmin edici bir Prens izlediğimizi düşünüyorum.

İkinci sezonda Philippe’i öldürdüğü için çokça izleyici eleştirisine maruz kalan Giray Altınok ve Kerem Özdağ, ya da nam-ı diğer Prens ve Elçi Sangu, bu tepkilere tepkisiz kalamamış olacaklar ki son on saniyede Philippe’i klişe ama her zaman çalışır bir ölüm anında bize tekrar gösterdi.

Hani Bongomya’da aileye yamuk olmazdı?

Finalde Hasharia’nın eli, Philippe’in eliyle birleşti mi? Sorusuyla bizi baş başa bırakırlarken ekran siyaha düştü ve savaş başladı. Büyük ihtimalle Hasharia ölmeyecek çünkü elleri birleşmedi. Gerçi Thenio neden böyle bir şey yaptı bilemiyorum. Yanlış hedefe ok atmayacak kadar zeki bir askerdi çünkü bu yüzden bu seçim bana pek gerçekçi gelmedi. Eflak Prensi Vlad ya da Kraliçe Mary gibi karakterden beklenecek bir durumdu bence. Vlad karakteri de varlığını unutturmuştu aslında, bir ara “Vlad kimdi ya?” diye karakteri araştırırken buldum kendimi. Yazımın başında bahsettiğim kopukluklardan biri buydu mesela, bir karakter açılıyor ama kapanması ya da ilerlemesi gözükmüyor. Venedik prensesleri de biraz böyle yarım kaldı mesela, neye hizmet ettiklerini bilemedik belki dördüncü sezonda izleyeceğizdir hikayelerini.

Prens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Prens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Savaşa giden Prens’in zırhlı kostümü adeta Oz Büyücüsü’ndeki Teneke Adam gibiydi. Hatta Prens ve Hasharia Teneke Adam-Dorothy gibi gözüküyordu. Oz Büyücüsü’nün hikayesine benzer bir yolculuk ve dönüşüm izlememizin tesadüf olmadığını düşünüyorum. Ve Prens’in belki de ilk kez gerçekten savaşacağını, elini tabiri caizse Hasharia için kana bulayacağını da düşünüyorum. Umarım bu sefer çok beklemeden Bongomya’ya tekrar döneriz!

Prens 3. Sezon: Her Şey Aşk İçin Miydi?

Bunlar da ilginizi çekebilir

2 Yorumlar

Tolga Taşan 29/06/2025 - 19:23

Biz Phlilip dönsün dedik adam Hasharia’yı da götürmek için geldi

Yanıtla
Emre 29/06/2025 - 22:19

Son sahne oldukça gereksizdi. Dizinin bir omurgası vardı artık o omurga yok. Çok yanlış bir karar verilerek dizi boyunca tekrar edilen “bizde aileye yamuk olmaz” lafının düşüşü ile birlikte dizinin de gözümden düşüsü bir oldu. son sezonu izlemek için muhtemelen üyelik almayacağım. Kaçak sitelerden izlerim atlayarak eğer çok merak edersem.

Yanıtla

Yorum Yap

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Bu internet sitesini kullanarak bu çerezlerin kullanılmasını kabul etmiş olursunuz. Kabul Et Daha Fazlası...