Notes from the Last Row: Hikâyenin Ne Kadarı Gerçek?
26 Haziran’da Netflix’te yayınlanan Notes from the Last Row, 6 bölümden oluşan mini bir Kore dizisi. Biraz huysuz bir edebiyat profesörünün, öğrencisinin yazdığı kompozisyonlarla birlikte gerçeklik ve kurgu arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığı hikâyesini izliyoruz.
Başrollerinde edebiyat profesörü karakteriyle Choi Min-sik (Heo Mun-oh) ve onun öğrencisi rolüyle Choi Hyun-wook (Lee Kang) yer alıyor. Dizi, İspanyol yazar Juan Mayorga’nın “El Chico de la Última Fila” (Son Sıradaki Çocuk) adlı tiyatro oyunundan uyarlanıyor. Senaristliğini de Jang Myung-woo yapıyor. Yönetmen koltuğunda ise psikolojik dramayı ve gerilimi etkili bir şekilde izleyiciye geçirmeyi başaran Kim Gyu-tae bulunuyor. İzleyiciye doğru yansıtılmadığında çok etkisiz olabilecek bir diziyi karakterlerin iç dünyası üzerinden sürprizler barındıracak şekilde kuruyor ve anlatımıyla hiç beklemediğimiz bir anda bizleri şaşırtmayı başarıyor.

Notes from the Last Row: Hikâyenin Ne Kadarı Gerçek?
Karakterler
Edebiyat profesörü olarak görev yapan Heo Mun-oh, gençliğinde bir kitap yazıyor ancak başarısız oluyor. Denemesi sahafların tozlu raflarında kalıyor. Belki de bundan dolayı hayata karşı bir öfkesi var. Kendi başarısızlığının da etkisiyle gerçek başarının arkasında bambaşka hikâyeler arıyor.
Hayatı keskin doğrular içinde geçmiş birisi profesör. Öğrencisi Lee Kang ise ona ilk defa o doğruları yıkma motivasyonu veriyor. Profesör, hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen o adımı atıyor. Kendi sınırlarını aşmasını sağlayan o adımdan sonra kuralların dışına çıkmanın verdiği çocuksu heyecanla bir başka sınıra kadar uzunca bir süre ilerliyor.

Notes from the Last Row: Hikâyenin Ne Kadarı Gerçek?
Şimdi gelelim Heo Mun-oh’un öğrencisi Lee Kang’a. Onun için söyleyebileceğim en etkili tanımlama; manipülatif olması. Spoiler vermeden anlatmak istiyorum çünkü sizin de bu karakteri kendi pencerenizden adım adım değerlendirmenize alan açmak istiyorum. Şöyle söyleyebilirim; Lee Kang, hayat hikâyesinden dolayı mutlu bir ailenin parçası olmak isteyen bir karakter. Böyle bir aile seçip onların hayatlarına dâhil olma şekli beni ürkütse de onun hikâyesini daha da merak etmemi sağladı. Sınırları ihlal eden ve nerede duracağını kestiremediğimiz biriyle karşı karşıyayız.

Notes from the Last Row: Hikâyenin Ne Kadarı Gerçek?
Notes from the Last Row Dizisinin Konusu
Bir üniversitede edebiyat profesörü olarak görev yapan Heo Mun-oh, bir gün öğrencilerin ödevlerini okurken içlerinden birinin yazdığı kompozisyon ilgisini çekiyor. Her yeni ödevde yazdığı hikâyeyi devam ettiren öğrenci Lee Kang ile özel olarak ilgilenmeye başlıyor. Çünkü bu genç, yaşadığı hayatın bir parçasını anlatıyor yazılarında. Lee Kang’ın hayatıyla ilgili planladıklarını gerçekleştirdiğini gördükçe ne kadar daha ileri gidebileceğini merak ediyor. Onun hayatına da bir noktada dâhil oluyor. Yazmaya ara vermesini bile istemez hâle geliyor. Hatta prensiplerine aykırı davranışlar da sergiliyor. Ama nereye kadar? Tam bu noktada kapalı kartlar açılıyor ve artık başrol Lee Kang değil, Profesör Heo Mun-oh olmaya başlıyor.

Notes from the Last Row: Hikâyenin Ne Kadarı Gerçek?
Notes from the Last Row Dizisinin Anlatım Şekli
Lee Kang yazmaya devam etse de hikâye, okuyucunun gözünden biz izleyiciyle paylaşıldığı için profesörün bakış açısının içine daha da çok giriyoruz. Burada şöyle bir soru karşımıza çıkıyor: Olayları izliyoruz ama kimin gözünden? Dizi için sihirli soru kesinlikle bu!
Lee Kang’ın yazdıklarını okurken o yazılanların ekrana yansımasını da izliyoruz. Gerçekle kurgu bir araya gelirken izleyiciyi şüpheye düşürmeyecek kadar duygunun içine çekmeyi başarıyorlar.
Ama kimin duygularıyla, nasıl bir düşünceyle canlandığını ancak dizinin bitişine doğru anlıyoruz. Bu sürprizler barındıran anlatım, izleyiciden bir şeyleri saklama veya merak uyandırma ihtiyacı duyularak yapılmıyor. Bence işin ilgi çeken yanı da bu oluyor. Olayların anlatıcısı Lee Kang, izleyiciyle değil profesörle oynuyor. Bu sayede dizinin sonunda gerçeklerle karşılaştığımızda kendimizi kandırılmış hissetmiyoruz. Hatta profesöre karşı biraz da “oh olsun” dedirtiyor. Çünkü o hikâyenin peşinden koşarken dağıttığı yargıların tuzağına kendisi düşüyor.
Lee Kang içinse şunları söyleyebilirim; kendisini kurduğu planın dışında tutmayı çok güzel başarıyor. Planının detayları, etikliği, çıkış sebebi tartışılır ama uygulama şeklinin büyük bir seyir zevki verdiğini söylemeliyim.

Notes from the Last Row: Hikâyenin Ne Kadarı Gerçek?
Profesörün Duygularına Bakış
Profesör, geçmişte arkadaşı olduğu yazarla bir söyleşide karşı karşıya geldiğinde arkadaşını nasıl küçük düşürebileceğinin peşinde. Bunu açık açık yapabilecek bir cesareti de yok. Bunun için yaptığı minik bir oyunla aslında ona karşı hissettiği ve gizlediği tüm duyguları açığa çıkarıyor. Şunu da söylemeliyim; profesörü canlandıran Choi Min-sik mükemmel bir oyunculuk performansı ortaya koyuyor. Gizlenen duyguları göz önüne açıkça çıkarmadan izleyiciye hissettirebilmek ve bunu tüm dizi boyunca yapabilmek çok büyük bir alkışı hak ediyor bence. Ayrıca yönetmenin de sayesinde sadece dizi izlemiyoruz; sanki bizler de o kitabı okuyormuşuz gibi dizideki adımları sayfa çevirir gibi takip ediyoruz.

Notes from the Last Row: Hikâyenin Ne Kadarı Gerçek?
Profesörün dünyasına dönecek olursak; yazara karşı hissettiği duyguların tek sebebi başarı durumu da değil. İşin içinde geçmişten gelen bir aşk da var. Beni profesöre karşı en çok kızdıran durum da burada. Çünkü kendi eşinden ilgisini ve sevgisini sakınırken öğrencisinin hikâyesindeki ilişkiye dair yargılayıcı yorumları bir an olsun eksilmiyor. Açıkçası “bunun sonu nereye gidecek?” diye merak etmekten kendinizi alamıyorsunuz.
Son Söz
Lee Kang’ın ne kadar ileri gidebileceğini düşündürtürken profesörün de karakterinde yeni açılan kilitle tanışıyoruz. Başarısız olmuş, bu başarısızlığı kabullenemeyen, aynı zamanda da gururlu görünmeye çalışan birisinin imkân verildiğinde ne kadarına seyirci kalabileceğini sunuyor bizlere Notes from the Last Row. Lee Kang ile ilgili de dizinin en başından beri hissettiğiniz her duygunun altını fazlasıyla doldurması ve dizinin tüm gerçeklerini bildiğimizi sandığımız noktada bile bizden sakladığı hamleleri olması beni oldukça etkiledi. Gizem sevenler ve alışıldık kodlardan sıkılanlar için güzel bir seçenek.
Puan: 7.7/10