En Güzel Cenaze Şarkıları: İnsanlara Söyleten Şarkılar
İstanbul Film Festivali’ne kaldığımız yerden devam ediyoruz efendim. Bugün inceleyeceğimiz film, Yeni Bakışlar yarışması filmlerinden En Güzel Cenaze Şarkıları oluyor.
Yönetmenliğini Ziya Demirel’in üstlendiği; başrollerinde Esra Dermancıoğlu, Halil Babür, Çağdaş Ekin Şişman, Nalan Kuruçim, Yıldız Kültür, Gözde Mutluer gibi gerçekten sağlam bir oyuncu kadrosunun yer aldığı bu film; kocasının ölümüyle dul kalan emekli bir öğretmenin, aşırı diplomalı biriyle tanışmasını ve bu tanışmanın ailenin hayatını ne derece altüst ettiğini anlatıyor. Ankara Film Festivali’nde Çağdaş Ekin Şişman’a En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran ve SİYAD En İyi Film ödülünü alan bu filmin yapımını İstos ve Sky Films ortak üstleniyor; film aynı zamanda İstanbul Film Festivali’nin Yeni Bakışlar bölümünde yarışıyor. Bakalım Ziya Demirel, önceki filmi Ela ile Hilmi ve Ali’den sonra nasıl kara komik bir dünya yaratmış.

En Güzel Cenaze Şarkıları: İnsanlara Söyleten Şarkılar
Andersson Esintili Bir Hikâye
Sık sık ağlayan bir kadın, papatya çayıyla evdekileri uyutmaya çalışıyor ve bir şarkıda yine ağlıyor. Birbirlerine zıt ve uyumsuz bir çift, akşamki düğünlerine hazırlanıyor. Bir düğün kameramanı; dokuz yıllık sevgilisiyle birlikte, elinde limon tutan ve sık ağlayan kadından 20.000 avroluk bir itiraf duyuyor. Bir grup dost, ölü birinin doğum gününü kutluyor ve onun anısına YouTube’da video çekiyorlar. Biri, bir başkasına araba sürmeyi öğretmeye çalışıyor ama direksiyonu bir türlü bırakamıyor. Üstüne üstlük yüzünü görmediğimiz bir doktorun 13 tane diploması var.
Bütün bunlar nasıl oluyor diye düşünüp duruyorsunuz, değil mi? Hepsi de birbirleriyle bağlantılı. Şöyle ki, bu dünyanın bin bir türlü hâli var; öyle ki bu dünyada ölüm de var, yaşam da. Bu dünyada cenaze de var, düğün de. Hatta tüm bunların ortasında birbirlerine olan güvensizlik ve uyanıklık da var. Tıpkı hayat gibi. Ama düğün sahnesine nedense hiç anlam veremedim; neden böyle bir sahnenin var olduğunu anlayamadım.
Gerçi filmin sonu da öyle enteresan bir yere bağlanıyor ki kafanızda şimşekler çakmaya başlıyor. Demirel, bu filmi yaparken belli ki hikâye açısından Roy Andersson’un filmlerinden esinlenmiş ve açık konuşmam gerekirse oldukça iyi esinlenmiş. Çünkü bu film; zengininden fakirine, damadından öğretmenine, dolandırıcısından düğün kameramanına kadar herkesin yaşadığı ve bildiği bir hikâye. Ben hikâyeyi hem şaşkınlıkla seyrettim hem de bu şaşkınlığıma rağmen oldukça beğendim. Matruşka misali bir anlatıma sahip.
İlginç Teknikler
Filmin görselliği, özellikle de görüntü ölçekleri, bu konuda örnek alınması gereken unsurların başında geliyor. Bölümlere göre 2.39, 1.85, 1.33 gibi ölçeklerde çekilen film, her ölçeğe göre farklı sinematik karakterler yaratmayı başarmış. Bunu da sallantılı kamerası ve birbirleriyle kopuk görünen geçişleri sayesinde yapabilmiş.
Filmde çalan şarkılar da oldukça enteresan. Başta “Bak Yeşil Yeşil” şarkısı olmak üzere filmde çalan parçalar, filmin ruhuna ve atmosferine epey bir uyum sağlıyor. Filmde gitarist olarak yer alan Suavi Sürel, gerçek hayatta da bir besteci ve bu filmde onun epey bir bestesini görüyoruz. Ses tasarımlarının fazla bir esprisi yok fakat çevreden gelen seslerle hikâyeyi hissettiriyor.

En Güzel Cenaze Şarkıları: İnsanlara Söyleten Şarkılar
Sağlam Oyunculuklar
Filmin oyunculukları oldukça keyifli; Esra Dermancıoğlu ve Nalan Kuruçim bence bu filmde oldukça zıt bir ikili olmuşlar. Onun dışında düğün kameramanı rolündeki Halil Babür, ele avuca sığmayan karakteriyle gayet iyi oynamış. Sevgilisi rolündeki Çağdaş Ekin Şişman da iyi niyeti ve sakinliğiyle iyi bir performans sergilemiş; ama çok mu iyi performans sergilemiş, orasını o kadar net göremedim.
En çok da filmde anne-baba rollerindeki Özer Keçeci ve Gözde Mutluer’in performanslarını beğendim; iyi bir ikili olmuşlar. YouTube’da canlı yayın yapan anne-babayı çok gerçekçi oynamışlar. Hidayet Tili ve Ayça Damgacı da öylesine farklı karakterleri oynamışlar ki bu, bir şekilde sizin seyredip görmeniz gereken bir şey.

En Güzel Cenaze Şarkıları
Son Yorumlar
Bu film; biz insanların ne kadar değişik, ne kadar kepaze varlıklar olduğunu belge niteliğinde değil de karakterlere sirayet ederek anlatmaya çalışmış. Fakat bir kusuru var, o da bahsettiğim sahneyle alakalı veremediğim anlam. Bunların dışında estetiği, oyunculuğu ve şarkılarıyla kendini seyrettirmeyi başarıyor. Fırsat bulursanız İstanbul Film Festivali’nde seyredebilirsiniz.
En Güzel Cenaze Şarkıları: İnsanlara Söyleten Şarkılar