The Seeds We Sow: Bizi Öldüren Fikirlerimiz | İnceleme (ICAPFF Özel)

The Seeds We Sow: Bizi Öldüren Fikirlerimiz | İnceleme (ICAPFF Özel)

The Seeds We Sow, Suç ve Ceza Film Festivalinde izleme şansı bulduğum derin okumalara çok açık ama bir o kadar da çoğu konuda klişelerden kurtulamamış orta metraj bir film. Okulun duvarına yapıştırılan ‘Macron İstifa’ sloganının bedelini ölümle ödeyen Chiara’nın ve kilisede ve mezarlıkta gördüğümüz sevenlerinin dramını izliyoruz.

Açılış sahnesini çok beğendiğimi belirtmeliyim. Sahne boyunca uzun bir süre sabit kalan kamera çok sevdiğim yönetmen Ulrich Seidl tarzını anımsattı. Karşılıklı konuşan iki kişiyi görüyoruz sadece ve bu görüntü uzun bir süre geniş açıda kaldığı için kişilerin yüzlerine odaklanmak yerine tamamen konuşulan konuya itiyor bizi. Daha sonra kendimizi uzun uzun tartışılan konunun içine düşmüş şekilde bulup yavaş yavaş oyunculara doğru yaklaşan kamerayla filmin içine iyice yerleşiyoruz.

Açıkçası bundan sonrası çok klişe ilerledi benim adıma. İsyan ettiklerimiz anlatılıyor. Söyleyemediklerimiz, bağıramadıklarımız, bağırdığımız zaman hapse atıldığımız, susturulduğumuz ve hatta Chiara gibi öldürüldüğümüz birçok isyanımız var. Bunlara değinilmesi çok güzel, çok cesurca. Fakat buna bakılan açının sadece “Fransa’da özgür bir siyaset yok” olması hoşuma gitmedi. Keşke Chiara’nın hayatını daha çok bilseydik, keşke başka sorunlarını da görseydik, keşke elimizden alınan diğer özgürlüklerimizi de görebilseydik. Filmin meseleyi sadece siyasi açıdan ele alıp Chiara’nın karakter gelişimini de sadece birkaç video kaydı kadar kısır işlemesi, filmi sadece Fransız hükümetine karşı yapılmış bir muhalefetten öteye götüremiyor.

Chiara’nın arkadaşlarıyla olan samimiyeti ve birlikteliği el kamerasıyla çekilmiş close-up sahnelerle gerçekçi kılınmaya çalışılmış, güzel bir fikir tabi ki ama dakikalarca bu görüntüleri vermek yerine Chiara’nın iç dünyasıyla ilgili detaylara hakim olabilseydik, kendimizi onun yerine koyup derdini anlayabilseydik diye içimden geçirmedim değil. Maalesef bu açıdan baktığımda hikayenin tekdüzeliğini, karakter gelişimlerinin yetersizliğini bu gerçekçi, doğal sahneler de kurtaramıyor.

Kısaca güzel yanlarını kötü yanlarının nötrlediği çok ortalama bir festival filmi görüyorum. Festival filmi diyorum çünkü zaten filmin bu politik mesajlarla boğulmasının tek sebebinin festivaller olduğunu hissediyorum. 53/100

The Seeds We Sow: Bizi Öldüren Fikirlerimiz | İnceleme (ICAPFF Özel)

Aylin Şahin’in Diğer Yazıları İçin Tıklayın.

0 0 Oy Ver
Oy Ver
Yazıya Abone Ol
Bildir
0 Yorum
Tüm Yorumları Göster