Mireille Enos & Dermot Mulroney ile Hanna Hakkında Röportaj

Hanna’nın 2. sezonunda bizi nelerin beklediğine dair ve karakterler ve daha fazlası hakkında Mireille Enos ve Dermot Mulroney ile röportaj yapıldı.

Amazondaki prömiyerinden sonra, Hanna’nın ilk sezonu Joe Wright’ın 2013 filmini başlangıç noktası olarak kullandı ve genç suikastçinin ve kötü devlet programının hikayelerini genişletti.
Hanna’nın kendiyle ilgili keşifleriyle birlikte, ikinci sezonda bazı karakterler bariz bir şekilde değişecek ve başkaları da bu karışıma eklenecek.

Hanna’nın eskiden düşmanı şimdiyse müttefiği olan Marissa Wiegler’ı canlandıran Mireille Enos, dizi temmuzda başlayınca izini CIA’den kaybettirmeli. Yeni gelen John Carmichael (Dermot Mulroney) peşindeyken bunu başarabilmek de bir hayli zor olacak.

Dermot, karakterin sezona yeni katıldı. John Carmichael ve onun peşinde olduğu tüm kötü şeylerden bahseder misin bana?

Dermot Mulroney: “Evet, John Carmichael şaheserinin tam ortasında, ve aslında biraz uluslararası temizleme işlemleri yaparken ikinci sezonun başında bulundu.
Marissa geldi ama John tamamı kadın olan, kurt dna’sı ile güçlendirilmiş ajan suikastçi programını çalıştırdığı İngiltere’nin kırsal kesiminden gelmekteydi. Gerçekten de söylemek istediğim şey ikinci sezonun hemen başında, UTRAX programının filizlerinin ne kadar derin olduğunu ve kimin bundan sorumlu olduğunu öğreneceksiniz. İşte oynadığım rol bu, John Carmichael.

Mireille, Carmichael ve Wiegler arasındaki ilişkiyi bana anlatır mısın, özellikle bu sezondaki? Çünkü bu ikisinin arasındaki ilginç kovalamaca kedi-fare oyununa benziyor.

Mireille Enos: Evet, onların bir geçmişi var. O programa başkarken Carmichael onun eğitmeniydi. Yani, onlar birbirlerini çok uzun süredir tanıyorlar. Ve sonrasında da, Marissa’nın rütbesi yükseliyor ve gerçekten çok iyi bir kariyeri oluyor. İşte buradalar, ve tabi ki Marissa’nın kuşkulandığı şey Carmichael’ın işe karışıp karışmadığı çünkü kimse birinci sezonun nasıl bittiğini anlattığım hikayenin bu versiyonuna inanmıyor.
Yani, benim işim çok iyi oynamak ve doğru cevapları vermek ve gerçeği ondan saklamak.

İkinizin de manipülasyonun işe yaradığını gösteren harika sahneleriniz var. Ayrıca sen geçen sezonda Hanna’nın eski ezeli düşmanıydın. Bana Hanna ve Wiegler’ın ilişkisinin nasıl geliştiğini ve şimdi Wiegler’dan ne beklememiz gerektiğini söyler misin acaba?

Mireille Enos: “O, kızı kurtarmayı kendine amaç edinmiş. Bu hayatında verdiği tek olumlu tercih, ve ne olursa olsun, o bunu başaracak. Ve hanna bunu çok zor bir hale getiriyor. Hanna’nın çok fazla güven sorunu var

Dermot Mulroney: “Hiç de bir ergene benzemiyor.”

Mireille Enos: “Ona yardım etmeye çalışan insanlardan uzaklaşıyor, bu yüzden bazen tökezleyebiliyorum.”

Dermot, sen UTRAX’ın operasyonundan sorumlusun, ki bu da 2. sezonda bayağı keşfedilecek. Carmichael için en motive edici etken nedir?

Dermot Mulroney: “Carmichael tam bir şirket adamı. Onu banliyöde DC’de, ailesiyle birlikte yaşayıp, 35 yıldır CIA için çalıştığını ve bir aile kurduğunu hayal edebilirsiniz. Bu boşluğu nasıl doldurmak isterseniz isteyin, gördüğünüz şey mevcut düzenin olduğu gibi devam etmesini isteyen normal bir Amerikan bir adam. Çok karmaşık bir program düzenleyip bunu 10 yıldan fazladır devam ettiren biri. 15-16 yıl önce, sanırım Hanna ormandan çıkıp meydana çıkmıştı.

Hayır, o şimdi. O zaman Hanna yeni doğmuştu ve diğerleri Marissa Wiegler tarafından halledilmişti. Yani, o aslında şimdiye kadar hep hikayenin tam ortasında durduğunu fark ediyor ama henüz Carmichael’ı bilmiyor. Yani o kötü şeyler yapan normal bir adam.

Hangi açıdan bu sezonda bir rakip olarak John, Hanna için daha tehditkâr konumda?

Dermot Mulroney: “İlginç! Bazı 1. Hanna ve 2. Hanna’dan halen sakınıyorum. Ama Hanna’ya Meadows’ta ihtiyacım olduğunu biliyorum ki bu şekilde onu geri kazanabilirim. Hanna’nın tabi ki de aklında başka fikirler var, tıpkı Marissa gibi. Bunlar sadece birbiriyle çatışan üç nokta.

Ama benim için en ilginç çekim günleri en azından biriyle ya da ikisiyle beraberken olan sahneler. Ya Hanna ya da Marissa Wiegler ile bir gün bir sahne çekmeye razıyım.

Mireille Enos: “Bu soruya ben de cevap vermek istiyorum. Çünkü Carmichael arkasındaki tüm programın gücüne sahip. Ve geçtiğimiz sezon Marissa, kimse Hanna’nın varlığını bilmediği için kendi işlerini gizlice yapabildi. Her zaman kendi bildiği şekilde yapmaya çalışıyor.”

Dermot Mulroney: “Evet, eğer Hanna dizinin kalbiyse inanın bana dizinin omurgası Wiegler’dır.”

Marissa ile ilgili en çok sevdiğim şey, ona güvenmenin çok zor olması. Şu an bile ona güvenip güvenmediğimi bilmiyorum. Karakterinle ilgili ikinci sezonda seni en çok etkileyen değişim veya gelişim ne oldu?

Mireille Enos: “Dürüst olmak gerekirse David karşıma oturdu ve iki sezonu da bana anlattı. Bu nedenle neler olup biteceğini biliyordum. İkinci sezonda olacakları bildiğim için ilk sezonda pek ortaya koymasak da bu olacaklara hazırlandım. Marissa’nın Hanna’yı koruyacağını en başından beri biliyorduk. İkinci sezonda bunu da ortaya koyacağız.”

İkinci sezon için kadroya eklenen kişiler oldu. Onlarla olan ilişkinizden ve Carmichael’ın onlar hakkında ne hissetiğinden biraz bahsedebilir misin?

Dermot Mulroney: “Evet, onlar öğrenci olarak katıldılar. Carmichael’ın gerçekten gurur duyduğu geleceğin ajanları olacaklar. Bu onun içinden geliyor. İlerde işlerine yarayacak bir program olarak görüyor bunu. Neden öyle gördüğünü sezon içinde anlayacaksınız. Kısacası şu an birkaç adım atarak geleceği kurtarmaya çalışıyor. Oldukça ileri görüşlü birisi. Kendisi nasıl yetiştiyse onları da o şekilde yetiştiriyor.

İlginizi Çekebilir: Agents of S.H.I.E.L.D 7. Sezon 6. Bölüm İncelemesi