Captain Fantastic: İnceleme

Gerçek Öğretmen

“Tecavüz ne demek? Bir insanın, genellikle erkek, genellikle kadın olan birisine zorla sahip olmasına denir. Cinsel ilişki yani.” 5 yaşındaki Nai’nin, ablası ile babasının diyaloğundaki anlamını bilmediği bir kelimeyi babasına sorması ile oluşan bu diyalog, soru sorma çağındaki çocukların ebeveynlerinin gözüne sokulması gereken türde. Bu diyalog daha da uzuyor hatta. Ebeveynlerin çocuklarına anlatmadıkları, anlatmak istemedikleri konulara dayanıyor. Konuşmanın ayıp karşılandığı ve bu konuları çocukların anlayamayacağını düşündükleri için bu çağdaki çocukların sorduğu bazı “garip” sorulara cevap vermemeyi ve geçiştirmeyi tercih ediyorlar. Eğer çocukların bir birey olmasını istiyorsa bir ebeveyn, onlara da bir bireymiş gibi davranmalı.

2016’da vizyona giren Captain Fantastic, özellikle marjinal senaryosuyla dikkatleri çekti. Yönetmen koltuğunda Matt Ross yer alırken, birbirinden güzel çocukların bulunduğu ve başrolünde  Viggo Mortensen’in performansıyla gözlerimizin pasını alıyor. Özellikle çocukların turuncu ve sarışın olması sebebiyle toplumdan farklı olması fiziksel özellikleriyle de gözümüze çarpıyor. Bir ormanda yaşayan ailenin toplumdan ayrık yaşamasını ve devletin sistemlerine adeta kafa tutmasını anlatıyor aslında tüm film.

Eğitim Sistemi Nasıl Olur? 

Devletin verdiği eğitimden çok daha üst düzey bir eğitim görüyor çocuklar, babası ve annesi tarafından. Ateş başında bir gece vakti her çocuk ayrı ayrı kitap okuyor mesela. Kendi istedikleri alanlardaki kitapları. Rellion Karamazov kardeşleri, Vespyr kuantum dolanıklığı hakkında bir kitap okuyor . Zaja ise bir maske ile Middlemarch okuyor. Sadece okumakla da kalmıyorlar tabii ki de. Vespyr’in m-teorisi hakkında Rellion ve Bodevan’a kısa bir sunum yapması gerekiyor. Zaja’nın 8 gün içerisinde kitabını bitirip teste girmesi gibi. Akabinde çalgı aletleriyle kendi müziklerini yapıyor çocuklar. Burada eğitim sisteminin aslında nasıl olması gerektiğini görüyoruz. Sorumluluk bilinci ile yönelmek istedikleri alanlara doğru bir şekilde yönlendirilince aslında insanlığın ne denli potansiyelli birer varlık olduğunu anlıyoruz. Zaja’nın insan hakları beyannamesini baştan sona saymasıyla da değil bu emareler. Onun hakkında kendi analizlerini kendi cümleleriyle anlatmasıyla tam olarak. Üstelik Zaja 8 yaşında. Hayır henüz 8 yaşında değil o. 8 yaşında ülkenin şirketler ve lobiler ile yönetildiğinin farkında olan ve bunu insan hakları beyannamesinin kendi analizinden çıkardığı sonuçlar ile yapabilen bir birey.

DENEMEK

Film, annelerinin intihar etmesiyle ve onun vasiyetini yerine getirme isteklerinin serüvene dönüşmesi ile devam ediyor. Burada çocuklar ilk gerçek testi ile karşılaşıyor. Bir polis memurunun otobüsü durdurması ve bazı şeylerden şüphelenmesi ve bundan bir şekilde sıyrılmalarını görüyoruz. “İnsanın gücü.” diyor Bodevan buna. Ben de hazırlıklı olmak ve dayanışmanın etkisi olduğunu düşünüyorum. Denemek ve denemek. Bütün her şey bununla başlıyor. Yaşamadığın tecrübeleri denemek. Yemediğin, içmediğin gıdaları tüketmek. Yapmadığın etkinlikleri denemek. Hayatı yaşamak, denemek ile başlıyor ve belki de denemediğin her şey hayatından önemli parçaları, anları götürüyor. Bu yüzden deneyip, tatmak gerekiyor.

Çocuklar Da Bireydir

İnsanlar ne kadar iyi bir eğitim alırsa o kadar rahat kendilerini ifade edebilir. Kendi cümleleri ile yorumda bulunabilen yüksek eğitimli insanlar, hayata dair özgün yorumları ile istediği hayatı yaşamaya muktedir olurlar. Bunun sonucunda ise insanlar hür iradeli olur. Bir birey olma yolunda şartlardır bunlar. Açık sözlülük bir karakter meselesi olsa da, bu filmde eğitimin bir şartı olarak önümüze çıkıyor. Yaşları ne kadar küçük de olsa her şeyi doğru olarak bilme hakkına sahiptir diyor aslında film. Onları korumak anlamında yapılan, yapılmayan işler aslında onlara zarar veriyor.  Ve her şeyi detaylıca anlatmakta yatıyor aslında tüm mesele. Bildiğin kadarıyla detaylıca anlatmak. Bir insanın ölüm şekli ne kadar vahşi de olsa onu anlatmak gerekiyor. Yalan söylemenin çocuklara yarardan çok zararı dokunduğunu düşündürtüyor. Çocukları çocuk olarak değil de birey olarak görmemiz gerektiğini üstüne basa basa söylüyor bu film.

Eşsiz ve Karakterize

Bodevan, Kielyr, Vespyr, Rellion, Zaja, Nai. Çocukların sırasıyla isimleri bunlar. Ve bu isimler tahmin edildiği gibi uydurma isimler. Eşsizler ve muhtemelen de dünyada başka kimsede yok. Eşsiz bir birey olmayı isimlerle başlatmış Ben. İsimlerin karakterle ilgisi olduğunu söylerler. Karakterimize yansıdığını ve bunun için kötü anlama gelen isimlerin konulmaması gerektiğini vurgularlar. Ama bazı insanlar toplumdan dışlanmamak adına, anlamını bile bilmediği isimler koymayı tercih ediyorlar. Veya toplumun genel kabulündeki isimleri koyuyorlar. Anlamı güzel olsa bile karakterize isim olmuyor çoğu. Ben ise eşsiz isimler koyarak bu konuda da toplumun dışında kalmayı tercih ediyor. Hem mecaz hem de gerçek anlamda toplumun dışında yaşayan çocukların sosyalleşme yetilerinin gelişmemiş olduğu da bir gerçek. Mesela Bodevan karşı cinsle iletişim kurma konusunda çok büyük zorluklar yaşıyor. Hem bu konuda hem de bazı konularda hatasını gören Ben, devlet ve toplumdan tamamen ayrılmanın çocuklara başka yönlerden zarar verdiğini düşünerek eski yaşamlarına son vermeden ama topluma karışmaya çalışarak bir hayat sürmeye başlıyorlar. Sonrasında bu durum hayatlarını nasıl etkiliyor bilmiyoruz ama son sahnelerde yaşanan sükunet ile suratlardaki ifadeler huzurun emareleri olarak yorumlamak yanlış olmaz diye umuyorum.

Son zamanların en ufuk açıcı filmlerinden olan Captain Fantastic, bazı eksiklerini görmezden gelirsek kaliteli bir yapım diyebiliriz. Ruhu doyuran, hayata başka perspektiflerden bakmamızı sağlayan bu yapım, bizi hiç bilmediğimiz diyarlara sürüklüyor. İzlerken “Hayatın bu yanı da mı varmış?” diyerek sorguladığımız ve günlük dertlerimizi unutturan bir eser. Manidar isim Noam Chomsky’nin şu sözleri ile bitirmek istiyorum: “Eğer hiç umut olmadığını farz edersen, hiç umut olmayacağını garantilemiş olursun. Eğer özgürlük için bir içgüdün olduğunu farz edersen bir şeyleri değiştirme şansın olur. Ve sonra dünyayı daha iyi hale getirmek için katkıda bulunma olasılığın var.”

İlginizi Çekebilir: A Fantastic Woman: Ben Bütün Bedenimle Marina’yım